Breast Cancer
Başvurulan kaynaklar
Bu makale özgün hasta eğitimi içeriğidir.
- NICE—Early and locally advanced breast cancer: diagnosis and management. NG101(2023)
- NHS—Breast cancer in women(2023)
- WHO—Breast cancer fact sheet(2023)
- CDC—Breast Cancer(2024)
Uluslararası klinik kılavuzlara dayalıdır
Genel Bakış
Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Normalde vücudumuzda hücreler düzenli şekilde büyür, bölünür ve görevini tamamlayınca ölür. Ancak bazen bu düzen bozulur; bazı hücreler durması gerektiği hâlde büyümeye devam eder ve zamanla bir kitle ya da tümör oluşturur. Bu kitle iyi huylu (kanser olmayan) ya da kötü huylu (kanser olan) olabilir. Kötü huylu tümörler çevre dokulara yayılabilir ve vücudun diğer bölgelerine sıçrayabilir. Meme kanseri, erken fark edildiğinde büyük ölçüde tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Önemli bilgiler
- Meme kanseri, dünyada ve Türkiye'de kadınlarda en sık görülen kanser türüdür.
- Her yaşta görülebilmekle birlikte 40 yaş üstünde risk belirgin şekilde artar.
- Erkeklerde de meme kanseri gelişebilir; ancak bu durum oldukça nadirdir.
- Erken tanı sayesinde tedavi başarı oranları son yıllarda önemli ölçüde artmıştır.
- Düzenli tarama (mamografi) ve kendi kendine meme muayenesi erken tanıda hayat kurtarıcı rol oynar.
Meme kanseri, Türkiye'de kadınlarda en sık tanı konan kanser türüdür. Türkiye Sağlık Bakanlığı verilerine göre her yıl on binlerce kadın meme kanseri tanısı almaktadır. Dünya genelinde ise her 8 kadından birinin yaşamı boyunca meme kanseriyle karşılaşabileceği tahmin edilmektedir. Bu rakamlar korkutucu görünse de iyi haberi şudur: Tarama programları ve tıptaki ilerlemeler sayesinde hastalık giderek daha erken aşamada yakalanmakta ve tedavi başarısı artmaktadır.
Meme kanseri ağırlıklı olarak kadınları etkiler; ancak erkeklerde de görülür. Kadınlarda en sık 40-70 yaş aralığında tanı konulmakla birlikte daha genç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Ailede meme kanseri öyküsü bulunanlar, belirli gen değişikliklerine (mutasyonlarına) sahip olanlar ve bazı hormonal faktörlere maruz kalmış kişilerde risk daha yüksektir. Ancak hastalık risk faktörü taşımayan kişilerde de gelişebilir.
Belirtiler
- Meme kanseri, anlık yaşamı tehdit eden acil belirtilere nadiren yol açar; ancak ileri evrede gelişebilecek bazı durumlar için 112'yi arayın:
- Nefes almakta ciddi güçlük çekiyorsanız (akciğere yayılım belirtisi olabilir)
- Şiddetli ve aniden başlayan baş ağrısı, bilinç bulanıklığı veya felç belirtileri (beyne yayılım belirtisi olabilir)
- Omurgada aniden başlayan şiddetli ağrı ve bacaklarda his ya da hareket kaybı
- ⚠Memede birkaç haftadır değişmeyen ya da büyüyen yeni bir kitle veya sertlik
- ⚠Meme başından kanlı akıntı gelmesi
- ⚠Koltuk altında büyüyen ve ağrılı lenf bezi (lenf bezi: bağışıklık sisteminin parçası olan küçük salgı bezleri) şişliği
- ⚠Memede hızla ilerleyen kızarıklık, şişlik ve ısı artışı (iltihabi meme kanseri belirtisi olabilir)
Yaygın belirtiler
- Memede ya da koltuk altında elle hissedilen sertlik veya kitle
- Memenin şeklinde, boyutunda veya görünümünde değişiklik
- Meme derisinde portakal kabuğunu andıran çukurlaşma veya kızarıklık
- Meme başında (nipel) içe çekilme veya şekil değişikliği
- Meme başından kendiliğinden gelen akıntı (özellikle kanlı akıntı)
- Meme derisinde kalınlaşma, soyulma veya pullanma
- Memede veya koltuk altında ağrı (her ne kadar ağrının olmadığı durumlar daha yaygın olsa da)
- Memenin herhangi bir bölgesinde şişlik veya dolgunluk hissi
Çocuklarda belirtiler
- Meme kanseri çocuklarda son derece nadirdir.
- Çocuklarda meme bölgesinde şişlik veya kitle fark edilirse bir sağlık kuruluşuna başvurulması önerilir; ancak bu durumun genellikle farklı ve daha masum nedenleri vardır.
- Ergenlik döneminde hormonal değişimlere bağlı meme gelişimi normaldir ve kanser anlamına gelmez.
Yaşlı yetişkinlerde belirtiler
- 65 yaş üstü kadınlarda meme kanseri riski artar; bu nedenle düzenli tarama çok önemlidir.
- Yaşlı kadınlarda belirtiler genç kadınlarla büyük ölçüde aynıdır; memede kitle, şekil değişikliği veya meme başı akıntısı dikkat çekmelidir.
- Yaşla birlikte vücuttaki değişiklikler normal kabul edilebileceğinden bazı belirtiler göz ardı edilebilir; her yeni veya değişen belirti mutlaka bir hekime bildirilmelidir.
- Yaşlı hastalarda tedavi planı genel sağlık durumu ve diğer hastalıklar göz önüne alınarak kişiye özel hazırlanır.
Nedenler
Ana nedenler
- Meme kanseri, meme hücrelerinin DNA'sında (hücrenin genetik şifresi) meydana gelen değişiklikler (mutasyonlar) sonucu gelişir.
- Bu değişikliklerin bir kısmı anne ya da babadan kalıtım yoluyla geçer (genetik yatkınlık); ancak çoğu kez bu değişiklikler yaşam boyunca kendiliğinden oluşur.
- Hücre büyümesini kontrol eden genlerdeki bozukluklar, hücrelerin denetimsiz çoğalmasına yol açar.
- Östrojen ve progesteron gibi kadınlık hormonlarının meme hücreleri üzerindeki uzun süreli etkisi de kanser gelişiminde rol oynayabilir.
Risk faktörleri
- Kadın cinsiyeti ve ileri yaş (40 yaş üstü risk artar)
- Ailede (anne, kız kardeş, kızı) meme veya yumurtalık kanseri öyküsü
- BRCA1 ve BRCA2 gibi kalıtsal gen değişikliklerinin taşınması
- Daha önce meme kanseri geçirmiş olmak
- Erken yaşta adet görmeye başlamak (12 yaşından önce) veya geç menopoza girmek (55 yaşından sonra)
- Hiç doğum yapmamış olmak veya ilk doğumu geç yaşta (35 yaş sonrasında) yapmak
- Emzirmemek
- Uzun süre yüksek doz hormon tedavisi almış olmak
- Yoğun ve düzenli alkol tüketimi
- Fiziksel hareketsizlik ve obezite (aşırı kilo), özellikle menopoz sonrasında
- Daha önce göğüs bölgesine radyoterapi (ışın tedavisi) almış olmak
- Sık mamografi ya da X-ışınına maruz kalmak (ancak bu risk oldukça düşüktür)
Ne zaman doktora görünmeli
Aşağıdaki durumlarda acilen doktora görünün:
- Memede yeni fark ettiğiniz, daha önce olmayan bir kitle veya sertlik
- Meme başında içe çekilme, şekil değişikliği veya kanlı akıntı
- Memede ya da koltuk altında şişlik, ağrı ve kızarıklık birlikte görülüyorsa
- Memede deri görünümünde belirgin değişiklik (portakal kabuğu görünümü, renk değişikliği)
Şu durumlarda rutin randevu alın:
- 40 yaş ve üzerindeyseniz yılda bir mamografi (meme röntgeni) için doktorunuza danışın.
- Düzenli kendi kendine meme muayenesi yapıyor ve herhangi bir değişiklik fark ediyorsanız randevu alın.
- Ailenizde meme kanseri öyküsü varsa, genetik danışmanlık ve erken tarama için bir uzmana başvurabilirsiniz.
- Türkiye Sağlık Bakanlığı'nın ücretsiz tarama programlarından (KETEM - Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) yararlanabilirsiniz.
Tanı
Meme kanseri tanısı genellikle birkaç aşamalı bir süreçle konulur. Doktorunuz önce sizi dinler, sorular sorar ve fizik muayene yapar. Ardından görüntüleme yöntemleri ve biyopsi (doku örneği alma) gibi testler istenir. Hiçbir belirti bulunmasa bile tarama sırasında tesadüfen fark edilebilir; bu da taramanın ne kadar önemli olduğunu gösterir.
Yapılabilecek testler
- Mamografi: Memelerin X-ışınıyla görüntülenmesi; en yaygın tarama yöntemidir.
- Meme ultrasonografisi: Ses dalgalarıyla meme dokusunun görüntülenmesi; özellikle genç ve yoğun meme dokusuna sahip kişilerde faydalıdır.
- MR (Manyetik Rezonans Görüntüleme): Yüksek riskli kişilerde ya da ek bilgi gerektiğinde kullanılır.
- Biyopsi: Şüpheli dokudan ince bir iğne ya da küçük bir araçla parça alınması; kesin tanı için zorunludur.
- Patoloji incelemesi: Alınan doku örneğinin laboratuvarda mikroskopla incelenerek kanser hücrelerinin varlığının ve türünün belirlenmesi.
- Hormon reseptör testleri ve HER2 testi: Kanserin hangi alt türde olduğunu ve tedaviye nasıl yanıt vereceğini anlamak için yapılan özel laboratuvar testleri.
- Evre belirleme için ek görüntülemeler: Kemik sintigrafisi, akciğer ve karaciğer görüntülemesi gibi yöntemlerle kanserin yayılıp yayılmadığı araştırılır.
Randevunuzda neler beklenir
Tanı süreci bazen birkaç hafta alabilir ve bu süreç endişe verici gelebilir; bu çok doğal bir his. Doktorunuz her adımı size açıklayacaktır. Testlerin çoğu ağrısız ya da hafif rahatsız edici düzeydedir. Biyopsi sırasında küçük bir batma veya baskı hissedilebilir. Sonuçlar geldikten sonra doktorunuz sizinle tüm bulgular hakkında konuşacak ve en uygun tedavi seçeneklerini birlikte değerlendirecektir. Bu süreçte sorularınızı sormaktan çekinmeyin; bilgi sizi güçlendirir.
Tedavi
Meme kanseri tedavisi, kanserin türüne, evresine (ne kadar ilerlediğine), hormon reseptör durumuna ve sizin genel sağlık durumunuza göre kişiselleştirilir. Tedaviler genellikle bir ekip tarafından planlanır: cerrah, tıbbi onkolog (kanser ilaç tedavisi uzmanı), radyasyon onkoloğu (ışın tedavisi uzmanı), patolog ve hemşireler bu ekibin parçasıdır. Erken evrede yakalanan meme kanserlerinin büyük çoğunluğu başarıyla tedavi edilmektedir.
Evde kişisel bakım
- Doktorunuzun önerdiği kontrol ve takip randevularını aksatmadan sürdürün.
- Tedavi sürecindeki yan etkiler (yorgunluk, bulantı, saç dökülmesi gibi) için destek almaktan çekinmeyin; bunlar geçici olabilir.
- Beslenmenize özen gösterin; yeterli sıvı alın ve mümkün olduğunca dengeli beslenin.
- Hafif egzersiz (kısa yürüyüşler gibi) enerjinizi korumaya yardımcı olabilir; doktorunuza danışarak ne kadar hareket edebileceğinizi öğrenin.
- Sigara ve alkolden uzak durun.
- Duygusal destek için aile, arkadaşlar ve destek gruplarına başvurun.
- Stresinizi azaltmak için meditasyon, nefes egzersizleri veya hobi aktiviteleri deneyebilirsiniz.
- İlerlemenizi takip edin; kendinizde gözlemlediğiniz değişiklikleri doktorunuza bildirin.
Tıbbi tedaviler
Meme kanseri tedavisinde birden fazla yöntem birlikte ya da sırayla kullanılabilir. Cerrahi (tümörün ya da memenin alınması), radyoterapi (ışın tedavisi: kanser hücrelerini yok etmek için yüksek enerjili ışınların kullanılması), kemoterapi (kanser hücrelerini öldürmeye yönelik ilaç tedavisi), hormon tedavisi (östrojen gibi hormonların kanser hücrelerine etkisini engelleyen tedaviler) ve hedefe yönelik tedaviler (kanserin büyümesini sağlayan özel mekanizmaları hedef alan akıllı ilaçlar) günümüzde yaygın biçimde kullanılan tedavi yaklaşımlarıdır. İmmünoterapi (bağışıklık sistemini kansere karşı güçlendiren tedaviler) bazı meme kanseri türlerinde de uygulanabilmektedir. Hangi tedavinin sizin için en uygun olduğuna doktorunuz ve tedavi ekibiniz karar verecektir.
Ameliyat ne zaman düşünülür?
Cerrahi, meme kanserinin tedavisinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Lumpektomi (sadece tümörün çıkarılması, meme koruyucu cerrahi) ya da mastektomi (memenin tamamının alınması) gibi seçenekler mevcuttur. Hangi ameliyatın yapılacağı kanserin büyüklüğüne, yerine, evresine ve sizin tercihlerinize göre belirlenir. Bazı hastalarda ameliyat öncesinde kemoterapi uygulanarak tümörün küçültülmesi hedeflenebilir. Koltuk altındaki lenf bezleri de değerlendirilebilir ya da alınabilir. Mastektomi sonrasında meme rekonstrüksiyonu (yeniden yapılandırma) seçeneği hakkında da doktorunuzla konuşabilirsiniz.
Bu durumla yaşamak
Meme kanseriyle yaşamak hem fiziksel hem de duygusal açıdan zorlu olabilir; ancak pek çok kişi tedavi sürecinde ve sonrasında aktif, dolu dolu bir yaşam sürdürebilmektedir. Tedavi dönemi yorgunluk, bedensel değişiklikler ve belirsizlik duyguları getirebilir. Bu tamamen anlaşılır bir durumdur. Kendinize karşı nazik olun, ihtiyaç duyduğunuzda yardım isteyin ve küçük adımlarla ilerlemeye devam edin.
Yaşam tarzı ipuçları
- Uyku düzeninize özen gösterin; yeterli uyku bağışıklık sisteminizi destekler.
- Alkol tüketimini azaltın ya da tamamen bırakın.
- Sigara içiyorsanız bırakmak için destek alın.
- Sosyal bağlantılarınızı güçlü tutun; sevdiklerinizle vakit geçirin.
- Kendi sınırlarınızı bilin; 'hayır' demekten çekinmeyin ve enerjinizi koruyun.
- İş veya günlük sorumluluklara dönüş konusunda kendinize zaman tanıyın; bu konuyu doktorunuzla konuşun.
- Fiziksel aktiviteye uygun miktarda devam edin; hafif yürüyüş, yoga veya pilates gibi aktiviteler faydalı olabilir.
Diyet ve egzersiz
Sağlıklı bir diyet ve düzenli fiziksel hareket hem tedavi sürecini hem de toparlanmayı destekleyebilir. Bol sebze ve meyve, tam tahıllar, baklagiller ve sağlıklı yağlar içeren bir beslenme düzeni önerilir. İşlenmiş gıdalar ve kırmızı etten zengin beslenme yerine daha hafif ve dengeli bir diyet tercih edilebilir. Aşırı şeker ve yağ tüketiminden kaçınmak faydalı olabilir. Egzersiz konusunda tedavi aşamanıza ve genel durumunuza uygun aktiviteleri doktorunuza danışarak belirleyin. Araştırmalar, düzenli orta yoğunlukta egzersizin hem tedavi sürecini kolaylaştırabileceğini hem de nüksetme (hastalığın tekrar dönme) riskini azaltmaya katkı sağlayabileceğini göstermektedir.
Ruh sağlığı ve duygusal iyilik hâli
Meme kanseri tanısı almak; korku, üzüntü, öfke, kaygı ve belirsizlik gibi güçlü duygular yaratabilir. Bu duygular son derece doğal ve anlaşılırdır. Depresyon ve kaygı bozukluğu kanser hastalarında sık görülür; bunlar bir zayıflık değil, bedenin ve zihnin zorlu bir deneyime verdiği tepkilerdir. Profesyonel psikolojik destek almaktan çekinmeyin; pek çok hastanede onkoloji psikologları ve sosyal hizmet uzmanları bulunmaktadır. Eğer kendinizi çok bunalmış, umutsuz ya da yaşamak istemez hissediyorsanız lütfen hemen bir yakınınıza veya sağlık uzmanına başvurun. Türkiye'de ruh sağlığı kriz desteği için ALO 182 Psikososyal Destek Hattı'nı arayabilirsiniz.
Önleme
Meme kanserini tamamen önlemek mümkün olmayabilir; ancak riski azaltmak için yapabileceğiniz pek çok şey vardır. Sağlıklı kiloyu korumak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, alkol tüketimini azaltmak ya da hiç içmemek ve sigara kullanmamak en temel adımlar arasındadır. Emzirmenin de riski bir ölçüde azalttığı bilinmektedir. Ailesinde yoğun meme kanseri öyküsü bulunan kişiler genetik danışmanlıktan yararlanabilir. Risk azaltma stratejileri hakkında doktorunuzla konuşmak en doğru yoldur.
Aşılar
Meme kanserine karşı henüz onaylı bir aşı bulunmamaktadır. Ancak bu alanda araştırmalar sürmektedir.
Tarama programları
Düzenli tarama, meme kanserini erken — belirtiler ortaya çıkmadan önce — yakalamak için en etkili yoldur. Türkiye Sağlık Bakanlığı'nın tarama rehberlerine göre 40-69 yaş arasındaki kadınların iki yılda bir ücretsiz mamografi çektirmesi önerilmektedir. Bu hizmete il ve ilçelerdeki KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) aracılığıyla ücretsiz erişebilirsiniz. Ayrıca her ay kendinizin meme muayenesi yapmasını alışkanlık edinmeniz önerilir. Nasıl yapıldığını öğrenmek için doktorunuza ya da hemşirenize danışabilirsiniz.
Komplikasyonlar
Tedavi edilmezse
- Kanserin lenf bezlerine yayılması (metastaz), tedaviyi daha zorlaştırır.
- Akciğerler, karaciğer, kemikler veya beyne yayılım gelişebilir; bu durum tedaviyi daha kapsamlı hâle getirir.
- Kemik metastazı (kanserin kemiğe yayılması) ağrı ve kırık riskine yol açabilir.
- Lenfödeme (kol veya gövdede lenf sıvısının birikmesi nedeniyle şişlik) gelişebilir; bu durum cerrahi veya radyoterapi sonrasında da görülebilir.
- Hormonal tedavilere bağlı menopoz benzeri belirtiler ve kemik erimesi riski ortaya çıkabilir.
- Tedavi edilmeyen ilerlemiş kanser genel sağlık durumunu ciddi biçimde olumsuz etkiler.
Uzun vadeli görünüm
Meme kanseri tanısı almak ağır bir haber; bunu küçümsemiyoruz. Ancak şunu bilmenizi istiyoruz: Tıp bu alanda her geçen yıl önemli adımlar atmakta ve yaşam süreleri belirgin biçimde uzamaktadır. Erken evrede yakalanan meme kanserlerinde uzun süreli sağ kalım oranları çok yüksektir. İleri evrelerde bile hastalığı uzun süre kontrol altında tutmak ve yaşam kalitesini korumak mümkün olabilmektedir. Her hasta farklıdır; doktorunuz sizin özel durumunuza göre en gerçekçi ve umut verici bilgiyi sizinle paylaşacaktır. Tedavi sürecinde yanınızda uzman bir ekip, sevdikleriniz ve pek çok destek kaynağı olacak.
Destek bul
Uluslararası kuruluşlar
- World Health Organization (WHO) — Breast Cancer ↗
- Susan G. Komen — Breast Cancer Foundation ↗
- Cancer Research UK — Breast Cancer ↗
- Breast Cancer Now ↗
Yerel kuruluşlar
- KETEM — Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri ↗ · Türkiye (tüm iller)
- Meme Sağlığı Derneği ↗ · Türkiye
- Türk Onkoloji Grubu (TOG) ↗ · Türkiye
- Kanser Araştırmaları Derneği (KAD) ↗ · Türkiye
Yardım hatları
Harici bağlantılar üçüncü taraf web sitelerini açar. Ruqelo harici içerikten sorumlu değildir. Bir kuruluşun listelenmesi onaylandığı anlamına gelmez.
Bilgileri her zaman doktorunuzla doğrulayın
Sağlık kılavuzları ülkeye ve bölgeye göre değişir. Bu makaledeki bilgiler uluslararası klinik kılavuzlara dayanmaktadır ancak ülkenizdeki özel kılavuzları, ilaçları veya uygulamaları yansıtmayabilir. Sağlık endişelerinizi her zaman kendi doktorunuz veya sağlık hizmeti sağlayıcınızla görüşün ve yerel ulusal sağlık kılavuzlarına başvurun.
Önemli uyarı Bu bilgiler yalnızca eğitim amaçlıdır. Profesyonel tıbbi tavsiye, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Kendi durumunuzla ilgili mutlaka kalifiye bir sağlık uzmanına danışın. Tıbbi bir acil durum yaşıyorsanız derhal yerel acil servisinizi arayın.